Brand Week son gününde felsefe, yapay zeka ve marka stratejileri öne çıktı
Etkinliğin üçüncü gününde düşünürler ve sektör liderleri, anlam arayışı, dikkat ekonomisi ve teknolojik yaratıcılık üzerine konuştu.
Brand Week'in üçüncü ve son günü, felsefenin hayatla buluşmasından markaların sıradanlığa karşı verdiği mücadeleye, Türk toplumunun değişen değer setlerinden yapay zekânın yaratıcılığı nasıl yeniden şekillendirdiğine kadar geniş bir perspektifte ilham veren konuşmalara sahne oldu.
Ahmet İnam, insanın temel ihtiyacının yalnızca bedensel varlığı sürdürmek değil, hayatına anlam katmak olduğunu vurgularken; Adam Morgan, markaların gerçek rakibinin yalnızca sektördeki rakipler değil, insanların dikkatini çeken her unsur olduğunu belirtti. Bekir Ağırdır ise Türkiye’nin dönüşen değer setlerini, sosyo‑kültürel duyarlılıklarını ve yeni tüketici davranışlarını belirleyen on temel eğilimi aktardı.
Adam Fawer ve Özgür Mumcu yaratıcı süreçlerinin arka planını anlattı; Başar Başaran ile Can Yılmaz karakter odaklı yeni anlatı çağını tartıştı. Ozan Sihay, yapay zekânın üretim kapasitesini nasıl demokratikleştirdiğini açıklarken, filozof Srećko Horvat kıyamet kavramının "yok oluş" değil "açığa çıkarma" anlamına geldiğini hatırlattı. Arda Erdik ve Nüzhet Algüneş TikTok’un yeni nesil üretim araçlarını, Teoman ise Yekta Kopan moderatörlüğünde varoluşçuluk, yaratıcılık ve disiplinli yaşam rutini üzerine sohbet etti.
Etkinlik, marka iletişiminde anlam arayışı, dikkat ekonomisi ve teknolojik araçların yaratıcılığı nasıl dönüştürdüğünü gösteren çok boyutlu bir vizyon sundu.