Kalp hastalıkları Türkiye'de ve dünyada en yaygın ölüm nedeni
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, kalp hastalıklarının belirtileri, erken müdahalenin önemi ve koruyucu yaşam tarzı önerileri hakkında açıklamalarda bulundu.
Kalp ve damar hastalıkları hem Türkiye'de hem de dünya genelinde en sık görülen ölüm nedeni konumunda. Konya Postası arşivi verilerine göre bu hastalıklara bağlı ölümlerin beşte dördünden fazlası kalp krizi ve inme sonucu gerçekleşiyor. Ölümlerin üçte biri ise 70 yaş altındaki bireylerde meydana geliyor.
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, erkeklerde kalp hastalıkları daha sık görülse de ölüm oranının kadınlarda daha yüksek olduğunu belirtti. Kadınlarda risk menopoz sonrası artmaktadır. Dr. Alagiç kalbi bir eve benzeterek şöyle açıkladı: "Nasıl ki bir evde su tesisatı, elektrik sistemi, duvarlar ve kapılar bir bütün halinde çalışıyorsa, kalp de benzer şekilde farklı yapılardan ve sistemlerden oluşuyor. Bu sistemlerde ortaya çıkan bir sorun, kendini farklı şikayetlerle gösterir."
"Bu nedenle hastanın şikayetlerinin türü ve sahip olduğu risk faktörleri, hangi 'tesisata' odaklanmamız gerektiğini anlatır. Muayene sırasında da bu doğrultuda değerlendirme yaparak sorunun kaynağını belirleriz. Bu nedenle kalbi etkileyebilecek pek çok neden olsa da en sık karşılaşılan belirtiler; kola, çeneye veya sırtına yayılabilen baskı ya da yanma tarzında göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik, mide bulantısı, kusma ve terleme şeklinde sıralanabilir."
Daralan damara zamanında müdahale edilirse stent, balon anjiyoplasti veya bypass ameliyatı ile kalp rahatsızlığının etkileri büyük ölçüde azaltılabiliyor. Ancak belirtiler göz ardı edilip geç başvuru yapıldığında kalp yetmezliği riski artıyor. Dr. Alagiç tütün ürünlerinin bırakılmasının hayati önemini vurguladı.
Koruyucu önlemler arasında haftada en az beş gün, günde en az yarım saat egzersiz; günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesi (Türk mutfağında ortalama 18 grama kadar çıkabiliyor); omega-3 açısından zengin somon, uskumru, sardalya gibi balıkların haftada en az bir kez tüketilmesi; kırmızı etin haftada 350-500 gramla sınırlandırılması; günde 30 gram çiğ kuruyemiş, en az 200 gram meyve ve 200 gram sebze tüketimi öneriliyor.
Kalp kontrollerine başlama yaşı giderek düşüyor. Değerlendirmede hastanın öyküsü dinlenerek skorlama yöntemi kullanılıyor; gerekirse EKO, kontrastlı sanal anjiyo veya efor testi uygulanıyor.