avatar

Mehmet SERİN YAZAR

KAPININ ÖNÜ

Mehmet SERİN

2026-08-10

Her yutkunduğumuzda aynı cümle belirir karşımızda.

 

Gençleri konuşuruz, bu cümle; çocukları konuşuruz, bu cümle; ekonomiyi, kalkınmayı, adaleti, mülkiyeti konuşuruz, bu cümle; işçiyi konuşuruz, bu cümle; patronu konuşuruz, yine bu cümle.

 

Öyle bir cümledir ki her derde deva diye sunulur.

 

Belki de siyaset akademilerinin en büyük kazanımı bu cümledir.

 

İşte o cümle:

 

“Herkes kapısının önünü temizlerse mahalle tertemiz olur.”

 

Yanlış değildir.

 

İnsan elbette kapısının önünü temiz tutmalıdır.

 

Fakat bu sözün asıl gücü doğruluğunda değil, dayandığı toplum tarifindedir.

 

Bu sözün söylediği şudur:

 

Toplum, fertlerin toplamıdır.

 

Her fert kendi vazifesini yaparsa toplum da düzelecektir.

 

İşte bizim itirazımız süpürmeye değil, bu toplum tarifinedir.

 

Çünkü yıllardır toplumun meselelerini fertlerin omzuna yükledik.

 

Çok dürüst olmamız lazım.

 

Çok çalışmamız lazım.

 

Sabretmemiz lazım.

 

Hiçbiri yanlış değildir.

 

Fakat hepsi aynı soruyu cevapsız bırakır.

 

Toplum gerçekten fertlerin toplamı mıdır?

 

Kırk iki bin kişilik bir stadyumu düşünün.

 

Binlerce insan aynı anda ayağa kalkıyor.

 

Avazı çıktığı kadar bağırıyor.

 

Aynı tezahüratı yapıyor.

 

Kimse dönüp de ne yapıyorsunuz demez.

 

Şimdi aynı insanları bir köy meydanına koyun.

 

Aynı anda bağırsınlar.

 

Aynı sloganları atsınlar.

 

Aynı coşkuyla zıplasınlar.

 

Bu defa herkes ne oluyor der.

 

Fert aynı ferttir.

 

Ses aynı sestir.

 

Tavır aynı tavırdır.

 

Değişen yalnızca toplumun o davranış hakkındaki hükmüdür.

 

Çünkü kaynağı toplumun ortak duygularıdır.

 

Çünkü konuşmanın, susmanın, yürümenin bile bir adabı varsa, onu fert değil toplum belirler.

 

Belki de yıllardır nüfus ile toplumu birbirine karıştırıyoruz.

 

Nüfus sayılır.

 

Kalabalık toplanır.

 

Toplum ise inşa edilir.

 

Toplum fertlerin toplamı değildir.

 

Fertler toplumun eseridir.

 

Bu yüzden bozuk fert toplumu bozmaz.

 

Bozuk toplum ferdi bozar.

 

Bugün bunun en ağır örneklerinden biri enflasyondur.

 

Enflasyon yükseldiğinde önce insanlar değişmez.

 

Önce toplumsal hayat değişir.

 

Vadeler değişir.

 

Ticaretin dili değişir.

 

Güven bozulur.

 

Ailelerin hesabı değişir.

 

Fert aynı ferttir.

 

Fakat yaşadığı hayat artık aynı hayat değildir.

 

Demek ki fert toplumu kurmuyor; toplum ferdi kuruyor.

 

Tam da burada aynı cümle yeniden çıkar karşımıza.

 

“Herkes kapısının önünü temizlerse mahalle tertemiz olur.”

 

Bu sözün eksikliği, toplumu konuşulması gereken yerden alıp fertlerin üzerinde eritmesidir.

 

Böylece konuşulan toplum değil, fert olur.

 

Sorumluluk da hesap da aşağıya iner.

 

Elbette kapımızın önünü temiz tutacağız.

 

Buna itirazımız yok.

 

Fakat aynı toz her sabah aynı balkondan dökülmeye devam ediyorsa, aşağıya süpürge sarkıtmanın değil, balkonu onarmanın zamanı gelmiştir.

 

Artık süpürme değil, harç zamanıdır…

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Mehmet SERİN YAZAR