BÖLÜM-2 PANELDEN CEZAYA

Tarımsal GES'lerde Mevzuat ile Saha Gerçeği Arasındaki Çizgi İlk bölümde tarımsal GES yatırımlarının karşılaştığı arazi ve izin sorunlarını ele aldık. Fakat tarımsal GES meselesinin ikinci ve daha hassas bir boyutu bulunmaktadır: Elektrik piyasası mevzuatı. Bir çiftçi açısından sistem oldukça basit.

Yasin ALTIN - Elk.Mühendis/Yazar

Tarımsal GES'lerde Mevzuat ile Saha Gerçeği Arasındaki Çizgi

İlk bölümde tarımsal GES yatırımlarının karşılaştığı arazi ve izin sorunlarını ele aldık. Fakat tarımsal GES meselesinin ikinci ve daha hassas bir boyutu bulunmaktadır:

Elektrik piyasası mevzuatı.

Bir çiftçi açısından sistem oldukça basit. Gündüz güneş vardır. Panel elektrik üretir. Elektrik sulama pompasını çalıştırır. Güneş yetersiz kaldığında şebeke devreye girer. Çiftçinin amacı hasıl olur. Ürününü sulamada en hesaplı yöntemi seçmiştir.

Fakat elektrik piyasası açısından sistemin üretim tesisi olarak değerlendirilmesi, bağlantı, kabul ve mahsuplaşma gibi başka yükümlülükleri beraberinde getirmektedir.

EPDK'nın lisanssız üretim sistemi içerisinde başvuru, bağlantı, kullanım anlaşmaları ve mahsuplaşma için ayrı süreçler bulunmaktadır.

"Ben elektrik satmıyorum" demek neden yeterli olmamaktadır?

Çiftçinin açısından bakıldığında temel gerekçe oldukça anlaşılırdır: "Ben elektrik şirketi değilim. Tarlamı sulamak için güneşten elektrik üretiyorum." Ancak elektrik piyasası mevzuatı açısından önemli olan yalnızca elektriğin ticari amaçla satılıp satılmadığı değildir. Tesisin nasıl bağlandığı, kabulünün yapılıp yapılmadığı, şebeke ile ilişkisinin nasıl kurulduğu ve üretim tesisinin mevzuata uygun şekilde işletilip işletilmediği de önem taşımaktadır. Bu nedenle teknik olarak yalnızca pompayı besleyen bir sistemin dahi mevzuat açısından ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Elektrik üretiminde mahsuplaşma sisteminin nasıl uygulanacağı da yatırımın ekonomik fizibilitesini doğrudan etkilemektedir. Çünkü güneş enerjisi ile sulama arasında doğal bir zaman uyumsuzluğu bulunmaktadır. Güneş en güçlü olduğu saatlerde elektrik üretmektedir. Çiftçi ise suyu yalnızca güneşin bulunduğu saatlerde kullanmak zorunda değildir. Bu nedenle üretim ve tüketimin farklı zamanlarda gerçekleştiği sistemlerde depolama, şebekeden destek alma veya uygun mahsuplaşma mekanizmaları önem kazanmaktadır.

Burada temel mesele şudur:

Güneş enerjisinin üretildiği saat ile sulama ihtiyacının gerçekleştiği saat birbirinden farklıysa sistemin ekonomik olarak çalışabilmesi için ikinci bir mekanizmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu mekanizma batarya olabilir. Şebeke olabilir. Uygun mahsuplaşma olabilir. Ortak üretim modeli olabilir. Ancak bunun açık ve öngörülebilir şekilde tanımlanması gerekmektedir.

Cezalar neden daha büyük bir probleme dönüşmektedir?

Bir yatırımın mevzuata aykırı bulunması halinde yaptırım uygulanması hukuk sisteminin doğal sonucudur. Burada tartışılması gereken nokta yaptırımın varlığı değil, yatırımın mevzuata uyum sağlayabilmesi için yeterli ve anlaşılabilir bir yol bulunup bulunmadığıdır.

Çünkü küçük bir çiftçi açısından panel, inverter, pompa ve elektrik altyapısına yapılan yatırım ciddi bir sermaye anlamına gelmektedir. Yatırımın ardından tesisin kabul edilmemesi, bağlantısının kesilmesi veya ilave yaptırımlarla karşılaşılması durumunda çiftçi yalnızca gelecekteki elektrik tasarrufunu değil, yaptığı yatırımın önemli bölümünü de kaybedebilmektedir.

2026 yılında çeşitli bölgelerde tarımsal sulama amaçlı GES'lerle ilgili yüksek tutarlı ceza haberlerinin kamuoyuna yansıması, bu sorunun artık yalnızca teknik bir mevzuat tartışması olmaktan çıktığını göstermektedir. Başta İlimiz Konya olmak üzere Karaman ,Yozgat, Aksaray ve Antalya'dan kamuoyuna yansıyan örneklerde çiftçilerin yüksek tutarlı yaptırımlarla karşılaştığına ilişkin haberler bulunmaktadır.

Bu olayların her birinin hukuki niteliğinin ayrıca ve somut dosya üzerinden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ancak ortak soru değişmemektedir:

Mevzuata aykırı kurulmuş bir sistemi doğrudan ortadan kaldırmak mı, yoksa teknik olarak güvenli ve hukuken uygun hale getirmek için bir uyum yolu oluşturmak mı daha rasyonel olacaktır?

Bu sorunun cevabı tek bir kelimeyle verilemez.

Toprak koruması açısından riskli tesis ile yalnızca birkaç on kilovatlık sulama pompasını besleyen tesisin aynı şekilde değerlendirilmesi doğru olmayabilir.

Risk bazlı denetim ihtiyacı

Burada daha modern bir yaklaşım gerekmektedir:

Küçük sisteme küçük bürokrasi, büyük sisteme büyük denetim.

Birkaç on kilovatlık bir sulama sisteminin teknik riski ile megavat ölçeğindeki bir ticari santralin şebeke üzerindeki etkisi aynı değildir.

Bu nedenle denetimin tesisin gücü, bağlantı biçimi, şebekeye etkisi, depolama kapasitesi ve tarımsal kullanım amacı gibi kriterlere göre farklılaştırılması değerlendirilmelidir.

Bu yaklaşım denetimi ortadan kaldırmak anlamına gelmemektedir.

Tam tersine, denetim kaynaklarının daha doğru yere yönlendirilmesini sağlamaktadır.

Yazarın diğer yazıları