avatar

Şükrü PORTAKAL YAZAR

Devlet Emanettir, Makam Değil

Şükrü PORTAKAL

2026-08-20

100 YILLIK CUMHURİYET – IV

Bir devletin gücü sadece ordusuyla ölçülmez.

Hazinesiyle de...

Fabrikalarıyla da...

Topraklarının genişliğiyle de...

Devleti güçlü yapan asıl unsurlardan biri, kurumlarının sağlamlığı ve insan kaynağının niteliğidir.

Çünkü devlet, şahısların mülkü değildir.

Devlet, milletin emanetidir.

Makam ise bu emanetin üzerinde oturulan bir koltuk değil, taşınan bir sorumluluktur.

Cumhuriyetin yüz yıllık hikâyesine baktığımızda, kurumların ve kamu yönetiminin devletin devamlılığı açısından ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.

İnsanlar değişir.

Hükümetler değişir.

Partiler değişir.

Dünya değişir.

Ama devletin kurumsal hafızası ayakta kalmalıdır.

İşte bunun için liyakat vazgeçilmezdir.

Bir göreve getirilen insanın önce kim olduğuna değil, o görevi ne kadar iyi yapabileceğine bakılmalıdır.

Çünkü devlet yönetiminde yanlış tercihin bedelini yalnızca o makam ödemez.

Millet öder.

Ekonomi öder.

Kurumlar öder.

Gelecek nesiller öder.

Liyakat, yalnızca diploma sahibi olmak değildir.

Bilgi...

Tecrübe...

Ahlak...

Sorumluluk...

Devlet terbiyesi...

Ve gerektiğinde yanlışın karşısında durabilecek karakter...

Bunların tamamıdır.

Adalet de bunun ayrılmaz parçasıdır.

Vatandaş devlete baktığında, karşısında güçlü olduğu kadar adil bir yapı görmek ister.

Çünkü devletin otoritesi korkudan değil, adaletten beslenirse kalıcı olur.

Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken artık daha büyük hedeflerden söz ediyoruz.

Daha güçlü Türkiye...

Daha büyük ekonomi...

Daha ileri teknoloji...

Daha etkin diplomasi...

Bunların tamamı güçlü kurumlar ister.

Güçlü kurumlar ise güçlü kadrolarla ayakta kalır.

Bu nedenle Türkiye'nin geleceğini konuşurken yalnızca yeni yolları, fabrikaları ve teknolojileri değil; o yolları yapacak, o fabrikaları yönetecek, o teknolojileri geliştirecek insan kalitesini de konuşmalıyız.

Çünkü devlet aklı, günü kurtarmakla yetinmez.

Doğru insanı doğru yerde görevlendirir.

Kurumu şahsın önüne koyar.

Emaneti emanete ehil olana teslim eder.

Ve bilir ki;

Devletin devamlılığı, şahısların gücünden değil, kurumların sağlamlığından geçer.

Birinci yüzyılın Türkiye'si büyük bedeller ödeyerek bir devlet inşa etti.

İkinci yüzyılın görevi ise bu devleti daha adil, daha güçlü, daha üretken ve daha nitelikli kurumlarla geleceğe taşımaktır.

Çünkü makam geçicidir.

İsimler geçicidir.

Gündem geçicidir.

Devlet kalıcıdır.

Ve devletin makamında oturan herkes, bir gün o koltuktan kalkacağını bilerek görev yapmalıdır.

Geriye ne kalır?

İmza değil.

Unvan değil.

Makam değil.

Millete bırakılan eser ve devlet adına taşınan emanete gösterilen sadakat kalır.

İşte Cumhuriyetin ikinci yüzyılında ihtiyacımız olan devlet anlayışı budur:

Makamı büyütmek değil, makamın hakkını vermek.


ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü PORTAKAL

Şükrü PORTAKAL YAZAR