Şükrü PORTAKAL YAZAR
Devlet, Kriz Anlarında Büyüklüğünü Gösterir
Şükrü PORTAKAL
2026-08-04
DEVLET AKLI NOTLARI – 12
Devletleri değerlendirmek için en doğru zaman, her şeyin yolunda gittiği
dönemler değildir. Asıl ölçü; savaşta, afette, ekonomik darboğazda, salgında ve
toplumsal sarsıntılarda ortaya çıkar. Çünkü huzurlu günlerde yönetmek kolaydır;
zor olan, fırtınanın ortasında dümeni sağlam tutabilmektir. İşte devlet aklı
tam da burada kendini gösterir.
Krizler, yalnızca kurumların değil, milletlerin de karakterini ortaya
çıkarır. Tarih boyunca nice devletler büyük ordular kurmuş, güçlü ekonomilere
sahip olmuş; fakat beklenmedik bir kriz karşısında çözülüp gitmiştir. Buna
karşılık bazı devletler, sınırlı imkânlarla bile krizleri fırsata çevirmeyi
başarmıştır. Farkı oluşturan unsur,
devlet aklıdır.
Türk devlet geleneği, yüzyıllar boyunca sayısız badireyi aşarak bugüne
ulaşmıştır. Orta Asya'nın zorlu bozkırlarından Anadolu'nun kapılarının
açılışına, Çanakkale'den Millî Mücadele'ye kadar her dönemde millet ile devlet
aynı hedef etrafında birleşmiş, en ağır şartlarda bile umudu tükenmemiştir. Çünkü devlet, sadece kurumların toplamı
değil; ortak iradenin ve millî hafızanın adıdır.
Kriz zamanlarında
devletin ilk görevi güven vermektir. Vatandaş, yaşadığı sıkıntının
büyüklüğünden önce devletinin yanında olup olmadığına bakar. Bir depremde
enkazın başında görülen devlet, bir sel felaketinde yaraları saran devlet,
ekonomik darboğazda sosyal adaleti gözeten devlet, milletin hafızasında güven
duygusunu güçlendirir.
Ancak kriz yönetimi sadece olay meydana geldikten sonra müdahale etmek
değildir. Asıl başarı, olası riskleri önceden görebilmek, hazırlık yapmak ve
kurumları her şartta çalışır hâlde tutabilmektir. Devlet aklı, günü kurtarmaya
değil, yarını güvence altına almaya odaklanır. Bunun için bilgiye, tecrübeye,
planlamaya ve liyakate ihtiyaç vardır.
Tarih bize göstermektedir ki, panikle alınan kararlar çoğu zaman krizi
büyütür. Soğukkanlılık ise devlet yönetiminin en kıymetli vasıflarından
biridir. Büyük devletler, en zor anlarda bile aklını kaybetmeyen, duygularına
teslim olmayan devletlerdir. Kararlar öfkeyle değil, sağduyu ve istişareyle
alınmalıdır.
Krizler aynı zamanda toplumsal dayanışmanın sınandığı dönemlerdir.
Devlet ile millet arasında kurulan güven köprüsü ne kadar sağlam olursa,
yaşanan sıkıntılar da o kadar kısa sürede aşılır. Vatandaşın fedakârlığı ile
devletin kararlılığı birleştiğinde, en büyük zorluklar bile aşılabilir. Türk
milleti, tarih boyunca bunun sayısız örneğini vermiştir.
Bugünün dünyasında krizler sadece savaş veya doğal afetlerden ibaret
değildir. Siber saldırılar, enerji güvenliği, düzensiz göç, küresel ekonomik
dalgalanmalar ve bilgi kirliliği de devletlerin karşı karşıya olduğu yeni
tehditlerdir. Bu nedenle devlet aklı, değişen dünyayı doğru okumalı, geleceğin
risklerini bugünden hesaplamalıdır.
Hiçbir kriz sonsuza
kadar sürmez. Fakat kriz dönemlerinde sergilenen yönetim anlayışı, milletin
hafızasında uzun yıllar yer eder. Adaletli davranan, şeffaf olan, vatandaşını
dinleyen ve çözüm üreten devletler güçlenerek çıkar; ihmalkâr davrananlar ise
güven kaybeder.
Sonuç olarak, devletin büyüklüğü sadece coğrafyasıyla, nüfusuyla veya
ekonomik verileriyle ölçülmez. Gerçek büyüklük, en zor günlerde milletine umut
olabilmek, düzeni koruyabilmek ve geleceğe güvenle bakılmasını
sağlayabilmektir.
Çünkü devlet aklı, krizlerden korkan değil; krizleri yönetebilen
iradedir. Güçlü devlet, sakin kalan devlettir. Büyük devlet ise milletini
hiçbir şartta yalnız bırakmayan devlettir.
Devlet aklı notu:
"Krizler devletleri
yıkmaz; hazırlıksızlık ve güvensizlik yıkar. Büyük devlet, fırtına çıktığında
değil, fırtına çıkmadan önce tedbir alandır."
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP