Şükrü PORTAKAL YAZAR
İkinci Yüzyılın Eşiğinde: Nasıl Bir Türkiye?
Şükrü PORTAKAL
2026-08-21
100 YILLIK CUMHURİYET – V
Yüz yıl...
Bir insan ömrü için uzun, bir
milletin tarihi için ise sadece bir duraktır.
Biz bugün Cumhuriyet'in yüz yıllık
yolculuğuna baktığımızda yalnızca geçmişi görmüyoruz.
Bir mücadele görüyoruz.
Bir değişim görüyoruz.
Bir milletin imkânsızlıklar içinden
ayağa kalkma iradesini görüyoruz.
Şimdi önümüzde daha büyük bir soru
var:
İkinci yüzyılda nasıl bir Türkiye
istiyoruz?
Sadece ekonomik olarak büyüyen bir
Türkiye mi?
Elbette hayır.
Bizim ihtiyacımız olan Türkiye;
ekonomisi güçlü, devleti adil, ordusu caydırıcı, diplomasisi etkili,
teknolojisi millî ve toplumu huzurlu bir Türkiye'dir.
Üreten Türkiye...
Kendi teknolojisini geliştiren
Türkiye...
Bilimde dünya ile yarışan Türkiye...
Çocuklarına güvenli bir gelecek
sunan Türkiye...
Gençlerinin başka ülkelerde gelecek
aramak zorunda kalmadığı Türkiye...
Çiftçisinin ürettiğiyle kazandığı...
İşçisinin emeğinin karşılığını
aldığı...
Esnafının yarına güvenle baktığı...
Adaletin herkes için aynı ölçüde
tecelli ettiği bir Türkiye...
İşte Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına
dair hedefimiz bu olmalıdır.
Çünkü devlet sadece sınırları
korumaz.
Devlet, vatandaşının geleceğe olan
güvenini de korur.
Bugün dünyanın dengeleri değişiyor.
Yeni teknolojiler yeni güç
merkezleri oluşturuyor.
Enerji, su, gıda, yapay zekâ,
savunma sanayii ve siber güvenlik artık devletlerin geleceğini belirleyen
stratejik alanlar hâline geliyor.
Türkiye bu değişimin seyircisi
olamaz.
Kendi oyununu kurabilen...
Kendi teknolojisini üretebilen...
Kendi kararlarını verebilen...
Ama aynı zamanda dünyayla rekabet
ederken dünyaya kapılarını kapatmayan bir Türkiye olmalıyız.
Bunun yolu da geçmişi inkâr etmekten
değil, geçmişten ders almaktan geçer.
Cumhuriyet'in birinci yüzyılı bize ne
kadar zor şartlardan geldiğimizi gösterdi.
İkinci yüzyıl ise ne kadar ileri
gidebileceğimizi gösterecek.
Bu yolculukta en büyük gücümüz yine
milletimiz olacaktır.
Çünkü Türkiye'nin gerçek sermayesi
yalnızca yer altındaki kaynakları değildir.
Bu milletin çalışkanlığıdır.
Azmidir.
Devlet kurma kabiliyetidir.
Zor zamanlarda yeniden ayağa kalkma
iradesidir.
Ve geleceğe inanma cesaretidir.
Yüz yıl önce bir millet, yokluk
içinde Cumhuriyet'i kurdu.
Bugün bize düşen görev, o emaneti
daha güçlü bir Türkiye'ye dönüştürmektir.
Geçmişimizle gurur duyacağız.
Ama geçmişte yaşamayacağız.
Atalarımızın yaptıklarıyla
övüneceğiz.
Ama onların başarılarını geleceğin
bahanesi hâline getirmeyeceğiz.
Çünkü her neslin kendi tarihini
yazma sorumluluğu vardır.
Ve artık bizim önümüzde yeni bir
sayfa bulunmaktadır.
Cumhuriyet'in ikinci yüzyılı...
Bu sayfaya ne yazacağımız ise bizim
elimizdedir.
Unutmayalım:
Birinci yüzyıl bize Cumhuriyet'i
emanet etti.
İkinci yüzyıl ise Cumhuriyet'e ne
kattığımızla hatırlanacak.
Bu nedenle hedefimiz küçük
olmamalıdır.
Daha güçlü bir ekonomi...
Daha adil bir devlet...
Daha eğitimli bir toplum...
Daha üretken bir millet...
Daha bağımsız bir Türkiye...
Ve dünyada sözü dinlenen, kendi
kararını kendi veren güçlü bir Türk devleti...
Çünkü biz geçmişin mirasçıları
olduğumuz kadar, geleceğin de emanetçileriyiz.
Tarih bize miras, gelecek bize
emanettir.
Ve artık söz gelecek nesillerindir.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP