Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar YAZAR
İstifalara Bakışım
Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar
2026-03-12
Çok içten ve samimi olarak söylüyorum. Ne CHP’den, ne İyi
Parti’den, ne YRP’den istifa edenlere kızmıyorum.
Ne umurumda
nede torunumun şeyinde.
Benim
kızdığım
Bu tiplerin, geçicide olsa bu partilerde
olmaları, partililerce hem tabanda, hem tavanda itibar görmeleri, listelere
alınmaları ve seçtirilmeleri.
Yoksa gitmelerinin hiçbir önemi
de ederi de yok.
Başlarım belediyesine,
Makamına,
Koltuğuna.
Mevkilerin hiçbir önemi yok.
Beni bilenler bilir, böyle şeylere nokta kadar önem vermem.
Hep aşağılarım.
Bence programına bakıp,
benimsediğim bir partimin önemi kadar, bu makamların önemi ne olabilir ki?
Benim
için en değerli parti, Türkü ve Türklüğü yüce tutan, bu mübarek yurdun ve bu
asil ve erdemli ulusun kalkınmasını öne alan partidir.
Ülkemi
severim,
Bayrağımı severim,
16 imparatorluk, yüzlerce devlet
kurmuş, asil milletimi ve onun dini değerlerini severim.
Bu
coğrafyayı bize vatan yapmış, laik, sosyal ve demokrat Türkiye’yi kurmuş Gazi
Mustafa Kemal ATATÜRK ve arkadaşlarını severim, sayarım.
Tanıyanlar
bilir. Bu konuda aldığım övgüler kadar eleştiri ve yergilerde var.
Ama
ben doğru bildiğim bu yolda yürümeye, yazmaya, söylemeye devam ederim ve
edeceğim.
Benim
için o parti, bu parti değil; “Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır”
özdeyişi yol haritam, ilkem ve hedefimdir.
Partilerinin
oyları ile seçilip, sonra istifa edip, gittiği partiye her türlü kötü lafı
söyleyip sonra oraya gidenlerin kişiliğine şaşarım.
Geldiği
yere ihanet eden, durduğu yere de ihanet eder. Akrebin fıtratı sokmaktır.
Bu
tiplere üzülmem. Bu, bir karakter meselesidir. Partisine ve seçmenine ihanet
eden, günü gelince bulunduğu yere de ihanet eder.
Rahmetli
O. Bölükbaşı’nın, “İlk kocasına ihanet eden kadının, ikinci kocasına da
ihanet etmeyeceğinin garantisi nedir” sözünü unutmayalım.
Atı
alan Üsküdar’ı geçtikten sonra; “Yolsuzluğu vardı, hırsızdı” gibi
suçlamaların hiçbir değeri de ederi de yoktur.
Madem
öyleydi, madem hırsızdı, madem yolsuzluklar yapmıştı da neden partinizde
tuttunuz, neden bir işlem yapmadınız?
Değil
mi ama?
Buna en
basit tabirle, “tencere dibin kara, benimkisi senden de kara” denir.
Tavsiyem
şudur. Partinize gerçekten değer katan insanlar dururken devşirmelerle yol
alırsanız; gün olur, başkalarınca da devşirilirler.
Diyorum
ki, gidenlerle uğraşmayın. Yeni ufuklara; yeni ve samimi yüzlerle devam edin.
İnsan
hiç dışkıyla uğraşır mı?
Esen kalınız.
NOT: Madalyonun bir de öbür yüzüne bakmak gerek: Özlem Çerçioğlu CHP’de kalsaydı, yeri neresiydi şimdi?
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP