Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar YAZAR
Okullar Neden Güvensiz Ortam Oldu
Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar
2026-04-20
Emekli bir eğitimci olarak, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da
meydana gelen vahim olaydan çok ama çok üzgünüm. Ölen öğrenci ve çok değerli
öğretmenimize ve göz bebeğimiz yavrularımıza Tanrı’dan rahmet, yaralı
öğrencilerimize de tez zamanda şifalar diliyorum.
Bunların
sorumluluğunu öncekilerde olduğu gibi kimse üzerine almayacak. Zaten bizi
yönetenler hep sütten çıkmış ak kaşık gibiler maşallah. Kader- fıtrat, Allah’ın
işi gibi beylik sözlerle geçiştirilecek de:
Ne ara
bizim okullarımız bu hale geldi/getirildi? Sorusuna yanıt aranmayacak.
Bu
öğrencilerimiz, iyi yurttaş olmaları gerekirken neden bu hallere getirilmiş?
Amaç sineklerle mücadele mi, bataklığın kurutulması mı?
Nitelikli
bu katliamlar, asil ulusumuzu derinden üzmüş ve “ne oluyoruz” sorusunu
sordurmuştur. Sahi ne oluyoruz, nereye evriliyoruz?
Yarının
Türkiye’sini kurmada görev alacak bu yavrular, neden silah alıp, katliam
yapabiliyorlar?
Devlet
yönetimiyle görevli her konumdaki bürokratın, ipe un serme, mazeret bulma
yarışını bırakıp, esas çözümün ne olacağını bu asil millete açıklamaları
gerekmektedir.4+4+4 sisteminin yeniden gözden geçirilmesi şart olmuştur.
Okullarımız,
hastanelerimiz neden güvenlik sorunu yaşamakta, insanlarımız neden şiddete
meyletmekte?
Eski
Türkiye’de okulların salonlarında yangın köşeleri vardı. Kırmızıya boyanmış
kovaların içinde kumlar olurdu. Kovaların üstünde de yangında gerekecek, kazma,
balta, çengel olurdu. Hiçbir öğrencinin, bu kazma, kanca ve baltayı alıp,
arkadaşına, öğretmenine, idarecisine vurmak, kıymak aklına bile gelmezdi.
Emekli
bir eğitimci olarak polisiye tedbirlerin yanında şu önlemlerin de alınması
şarttır:
1-
Türk milletine, Türk ahlakının ilkelerinin
ifade eden ve neden yasaklandığının gerekçesi hâlâ açıklanmayan ANDIMIZ,
yeniden 8 yıl boyunca her sabah okutulmalı, ne dediği de güzelce izah edilmeli.
2-
Öğretmenlere sağlanan serbest kıyafete son
verilmeli, okulda kimin öğretmen, kimin görevli, kimin veli olduğu bilinmeli.
3-
Cemaat ve tarikatların okullarımızdaki
etkinliğine acilen son verilmeli. Beyni hür, fikri hür milli eğitimin
amaçlarına uygun eğitime geçilmeli.
4-
Öğretmen okulları açılmalı, öğretmen adayları
seçmeyle alınmalı, yandaşlık değil ehliyet ve liyakat aranmalı.
5-
Yavrularımızı suça özendiren dizi ve filmler
kaldırılmalı, bu tür dizi ve filmler kısıtlanmalı.
6-
Sınıfta kalma olmalı, disiplin yönetmeliği
işletilmeli, hak edene ceza vermekten korkulmamalı. Disiplinin olmadığı yerde
eğitim olmaz, kaos olur.
7-
Öğretmenler etkisiz eleman olma konumundan
derhal çıkarılmalı; etkili ve yetkili bir konuma getirilmeli. Öğretmene saygı
bütün yurtta tekrar oluşturulmalı.
8-
Beslenme olmalı, kütüphane ve laboratuvar
olmalı, ezberci ve çoktan seçmeli sistemden uzaklaşılmalı akıl, düşünme ve
yorum sistemi getirilmeli.
9-
Okullara güvenlik gücü yanında sınıf
sayısı kadar rehber öğretmen ve psikolojik danışman görevlendirilmeli.
10-
Kişisel çıkarı, benliği ve egoyu tetikleyen
eğitim anlayışı yerine; yardımlaşmayı, bölüşmeyi, sorumluluk almayı esas alan;
ulus merkezli eğitim anlayışına geçilmeli.
11-
Varsıl ile yoksul, işçi ile
milletvekilinin çocuğu aynı okulda ve aynı sınıfta okuyabilmeli. Aynı giysileri
giymeli.
12-
Üniversiteye kadar eğitim, parasız ve devlet
okullarında olmalı.
13-
Aileleri tarafından şımartılan çocuklar
mutlaka gözlenmeli. Bunların hem ailelerine hem de okullarında problem
oldukları ve problem çıkardıkları unutulmamalı.
14-
Taşımalı eğitimle köy okulları kapatılmamalı.
Köy okulları sınıf sınıf olarak eğitim vermeli.
15-
Eğitim: Yüksek eğitim,(Üniversite) ana
eğitim, mesleki eğitim (İmam meslek eğitimi, adalet meslek eğitimi, inşaat
meslek eğitimi, motor tamir meslek eğitimi, Eletrik-elektronik meslek eğitimi
gibi) ve lise olarak sistemleştirilmeli. Liseye gidenler bilim adamı, doktor,
mühendis, öğretmen olmalı ve üniversiteye sınavsız, kişisel eğilimlerine göre
girmeli.
16-
Meslek-Teknik okullarda okuyanlar bankalarda,
resmi dairelerde, çeşitli kurumlarda orta bürokrat masa başı elemanı olarak
çalışmalı. Diğerleri de fabrikalarda, sanayilerde, tarımda ve her türlü
üretimde alt eleman olmalılar.
Emekli bir eğitimci olarak, ülkemin
çağdaş ve aydınlık yarınlarına ulaşabilmesi için teklifim budur.
Umarım
itibar görür. Aydınlık Türkiye, güvenli eğitim, saygın öğretmenlik dileğimle..
Esen kalınız.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP