avatar

Şükrü PORTAKAL - Siyasetçi/Yazar YAZAR

Konya'nın En Büyük Yatırımı İnsandır

Şükrü PORTAKAL - Siyasetçi/Yazar

2026-08-28

Şehrin geleceğini beton değil, yetişmiş insan belirler.

Bir şehrin gerçek zenginliği nedir?

Toprağı mı?

Sanayisi mi?

Üniversiteleri mi?

Yolları mı?

Tarihi eserleri mi?

Bunların tamamı önemlidir.

Ama hepsinin üzerinde bir değer vardır:

İnsan.

Çünkü toprağı işleyecek olan insandır.

Fabrikayı kuracak olan insandır.

Bilimi üretecek olan insandır.

Şehri yönetecek olan insandır.

Ve bütün bunların geleceğini belirleyecek olan yine insandır.

O halde Konya'nın en büyük yatırımını konuşacaksak, önce Konyalı insana yapılan yatırımı konuşmalıyız.

GENÇLERİMİZ KONYA'NIN YARINIDIR

Konya'nın genç nüfusu bizim için yalnızca bir istatistik değildir.

Her genç; bir fikir, bir yetenek, bir girişim, bir meslek, bir aile ve geleceğe açılan yeni bir kapıdır.

Bugün üniversiteden mezun olan bir gencimize sadece diploma vermek yetmez.

O gencin:

İş bulabilmesi,

Üretebilmesi,

Kendi işini kurabilmesi,

Ev sahibi olabilmesi

Ve kendisini bu şehrin geleceğinin bir parçası olarak görebilmesi gerekir.

Bir genç Konya'da geleceğini görebiliyorsa, Konya'nın geleceği vardır.

Ama gençlerimiz sürekli başka şehirlere veya ülkelere gitmenin yollarını arıyorsa, oturup kendimize şu soruyu sormalıyız:

“Biz nerede yanlış yapıyoruz?”

EĞİTİMİ SADECE SINAVDAN İBARET GÖRMEMELİYİZ

Konya'nın geleceğini konuşurken eğitim meselesini birinci sıraya koymalıyız.

Çünkü bugün iyi yetiştirdiğimiz bir çocuk; yarının doktorudur.

Mühendisidir.

Öğretmenidir.

Çiftçisidir.

Sanayicisidir.

Bilim insanıdır.

Yöneticisidir.

Girişimcisidir.

Fakat eğitim yalnızca sınav başarısı değildir.

Çocuğa merak etmeyi, araştırmayı, üretmeyi, sorgulamayı, sorumluluk almayı ve birlikte yaşamayı da öğretmeliyiz.

Kültürünü bilen ama dünyaya kapalı olmayan…

Köklerini unutmayan ama geleceğe bakan…

Teknolojiyi kullanan ama insanı merkeze koyan…
Özgüvenli bir gençlik yetiştirmeliyiz.

KONYA'NIN KÜLTÜRÜ GELECEĞE TAŞINMALI

Konya'nın elinde başka şehirlerin kolay kolay sahip olamayacağı büyük bir kültürel miras var.

Selçuklu…

Mevlâna…

Yunus Emre…

Ahilik…

Tasavvuf…

Türk-İslam medeniyetinin izleri…

Bunlar yalnızca turizm broşürlerinde kullanılacak kelimeler değildir.

Bunlar bizim şehir hafızamızdır.

Fakat geçmişle övünmek yetmez.

Asıl mesele, geçmişten aldığımız değerleri bugünün gençlerine aktarabilmektir.

Çünkü kültürünü kaybeden toplum, zaman içerisinde kimliğini de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

TEKNOLOJİ VE GELENEK AYNI ŞEHİRDE BULUŞABİLİR

Bize bazen “Gelenek mi, teknoloji mi?” diye soruluyor.

Ben böyle bir ikilem olduğuna inanmıyorum.

Konya; bir elinde geçmişinin değerlerini, diğer elinde geleceğin teknolojisini taşıyabilir.

Tarım teknolojileri…

Yapay zekâ…

Savunma sanayii…

Robotik…

Yazılım…

Yenilenebilir enerji…

Bunların tamamında Konya'nın gençlerine fırsat yaratabiliriz.

Kökü sağlam olan bir şehir, geleceğe daha cesur bakar.

Mesele geçmişte yaşamak değil.

Geçmişten güç alarak geleceği kurmaktır.

KONYA'DA LİYAKAT VE ŞEFFAFLIK KÜLTÜRÜ GÜÇLENMELİ

Şehrin geleceğini konuşurken zor konulardan da kaçmamalıyız.

Bir kurumun gücü yalnızca binasından gelmez.

O kurumu yöneten insanların ehliyetinden, liyakatinden ve kamu sorumluluğundan gelir.

Kamu kaynağı, vatandaşın kaynağıdır.

Kamu görevi, kişisel imkân değildir.

Yönetmek ise bir ayrıcalık değil, emanettir.

Bu anlayış Konya'da ne kadar güçlenirse, şehir de o kadar güçlenir.

Çünkü vatandaşın devlete ve yerel yönetime güveni, şehir hayatının en önemli sermayelerinden biridir.

KONYA'NIN YARINI İÇİN ORTAK BİR AKLA İHTİYACIMIZ VAR

Siyaset elbette olacak.

Farklı görüşler olacak.

Farklı düşünceler olacak.

Eleştiriler olacak.

Bunlar demokrasinin gereğidir.

Ama bazı meseleleri günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutabilmeliyiz.

Su meselesi bunlardan biridir.

Tarım bunlardan biridir.

Ulaşım bunlardan biridir.

Gençlerin geleceği bunlardan biridir.

Eğitim ve istihdam bunlardan biridir.

Bu konularda ortak bir şehir aklı oluşturabilirsek, Konya'nın önündeki engellerin önemli bir bölümünü aşabiliriz.

Çünkü Konya'nın geleceği bir kişinin, bir partinin veya bir dönemin meselesi değildir.

Konya'nın geleceği hepimizin ortak meselesidir.

VE BU HAFTANIN SON SÖZÜ...

Dört yazı boyunca aslında tek bir şeyi anlatmaya çalıştım:

Konya yalnızca geçmişiyle övünülecek bir şehir değildir.

Geleceği birlikte kurulacak bir şehirdir.

Üreten çiftçimizi koruyacağız.

Esnafımızı yaşatacağız.

Sanayimizi yüksek teknolojiyle buluşturacağız.

Gençlerimize fırsat vereceğiz.

Şehrimizi plansız büyütmeyeceğiz.

Suyumuzu koruyacağız.

Toprağımızı koruyacağız.

Kültürümüzü yaşatacağız.

Ve en önemlisi;

Konya'nın insanını merkeze koyacağız.

Çünkü şehirlerin gerçek sahibi binalar değil, insanlardır.

Bugün yaptığımız her tercih, yarının Konyalısına bırakacağımız mirastır.

O yüzden kendimize şu soruyu sormalıyız:

“Bizden sonra gelecek Konyalılar, bugün bizim için ne diyecek?”

İşte bütün mesele budur.

Eğer biz bugün doğru kararlar verirsek; yarının Konyalısı bizi güzel hatırlayacaktır.

Ve ben bu köşede bundan sonra da aynı anlayışla yazmaya devam edeceğim:

Kimseyi kırmak için değil, Konya'yı daha iyi bir geleceğe taşımak için.

Alkış almak için değil, doğru bildiğimizi söylemek için.

Günü kurtarmak için değil, yarını düşünmek için.

Çünkü benim için Konya; sadece doğduğumuz, yaşadığımız veya çalıştığımız bir şehir değildir.

Konya, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur.

Ve sözümüzü bu hafta şu cümleyle tamamlayalım:

KONYA'NIN GELECEĞİ, BUGÜN BİZİM ELLERİMİZDE.


ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü PORTAKAL - Siyasetçi/Yazar

Şükrü PORTAKAL - Siyasetçi/Yazar YAZAR