avatar

Şükrü PORTAKAL YAZAR

KONYA'YI SEVMEK, KONYA'NIN MESELESİNİ DERT EDİNMEKTİR

Şükrü PORTAKAL

2026-08-24

Bu şehir sadece geçmişiyle değil, geleceğiyle de konuşulmalıdır.

Konya'yı anlatmak kolaydır.

Selçuklu dersiniz...

Mevlâna dersiniz...

Alaaddin Tepesi dersiniz...

Sille dersiniz...

Etliekmek dersiniz...

Konyaspor dersiniz...

Ve birkaç güzel fotoğraf koyarsınız.

Ama Konya'yı gerçekten konuşmak bundan çok daha fazlasıdır.

Konya'yı konuşmak;

bu şehirde yaşayan insanın derdini konuşmaktır.

Emeklinin geçimini...

Gencin geleceğini...

Esnafın siftahını...

Çiftçinin tarlasını...

Sanayicinin üretimini...

Öğrencinin barınmasını...

İş arayanın umudunu...

Ve bu şehrin yarınını konuşmaktır.

Çünkü şehirler yalnızca binalardan oluşmaz.

Şehirleri insanlar yaşatır.


KONYA'NIN BÜYÜKLÜĞÜ, SORUNSUZ OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ

Konya büyük bir şehir.

Tarihiyle büyük...

Coğrafyasıyla büyük...

Üretimiyle büyük...

İnancıyla, kültürüyle, insanıyla büyük.

Ama büyük şehir olmak, “Bizim hiçbir sorunumuz yok.” demek değildir.

Tam tersine...

Büyüdükçe sorumluluğunuz da büyür.

Konya'nın bugün daha büyük düşünmesi gerekiyor.

Sadece mevcut sorunları çözmek değil;

geleceğin Konya'sını bugünden tasarlamak zorundayız.

Çünkü yarının Konya'sı;

daha fazla nüfusu,

daha fazla trafiği,

daha fazla konut ihtiyacını,

daha fazla su ihtiyacını,

daha fazla istihdam talebini beraberinde getirecek.

Bugün konuşmadığımız her mesele, yarın daha pahalıya karşımıza çıkacaktır.


SU: KONYA'NIN GELECEK MESELESİ

Konya Ovası'nın geleceğini konuşmadan Konya'nın geleceğini konuşamayız.

Su meselesi artık yalnızca çiftçinin meselesi değildir.

Konya'nın tamamının meselesidir.

Tarımın meselesidir.

Sanayinin meselesidir.

Şehirleşmenin meselesidir.

Gelecek nesillerin meselesidir.

O halde suyu yalnızca kriz çıktığında hatırlayan bir anlayıştan çıkıp, uzun vadeli bir Konya su politikası oluşturmalıyız.

Bugün atılacak adım, yarının Konya'sını kurtarabilir.


GENÇLERİ KONYA'DA TUTABİLMEK

Bir şehrin geleceğini anlamak istiyorsanız gençlerine bakın.

Genç;

“Burada okuyacağım, burada çalışacağım, burada ev kuracağım.” diyorsa o şehir geleceğe güven veriyor demektir.

Ama genç;

“Buradan gitmeliyim.” diyorsa, burada hepimizin düşünmesi gereken bir mesele vardır.

Konya'nın gençlerine sadece iş değil;

nitelikli iş,

üretim,

girişimcilik,

kültür,

sanat

ve şehirde kendisini ifade edebileceği alanlar sunması gerekiyor.

Çünkü gençlerini kaybeden şehir, geleceğinin bir bölümünü kaybeder.


KONYA'YI SADECE YÖNETMEK YETMEZ, GELECEĞE HAZIRLAMAK GEREKİR

Şehir yönetmek asfalt dökmekten, bina yapmaktan, park açmaktan ibaret değildir.

Bunlar elbette gereklidir.

Ama şehircilik aynı zamanda;

vizyondur.

planlamadır.

liyakatli kadrodur.

hesap verebilirliktir.

kaynakları doğru kullanmaktır.

Ve en önemlisi;

vatandaşın sesini duymaktır.

Konya'nın geleceği için artık günü kurtaran değil, 20-30 yıl sonrasını düşünen bir şehircilik anlayışına ihtiyacımız var.


BİZİM KONYA SEVDAMIZ SLOGAN DEĞİL

Ben Konya'yı yalnızca güzel olduğu için sevmiyorum.

Bu şehrin geçmişine saygı duyduğum kadar geleceğine de sorumluluk hissediyorum.

Çünkü Konya bize miras kalmadı.

Biz Konya'yı gelecek nesillerden emanet aldık.

O yüzden eleştirmekten korkmayacağız.

Doğruya doğru diyeceğiz.

Yanlışa yanlış diyeceğiz.

Kim yaparsa yapsın...

Hangi makamda olursa olsun...

Hangi siyasi düşünceden olursa olsun...

Çünkü bizim tarafımız belli:

Konya'nın tarafındayız.

Konya'nın çiftçisinin...

Esnafının...

İşçisinin...

Memurunun...

Emeklisinin...

Gencinin...

Kadınının...

Çocuğunun...

Ve yarının Konyalısının tarafındayız.


ŞEHRİ SEVMEK, ŞEHRİN EKSİĞİNİ SÖYLEMEKTEN KORKMAMAKTIR

Bazen en büyük iyilik alkışlamak değildir.

Bazen uyarmaktır.

Bazen rahatsız etmektir.

Bazen herkes susarken “Burada bir problem var.” diyebilmektir.

Çünkü susmak kolaydır.

Konuşmak cesaret ister.

Ben bu köşede Konya'yı konuşurken;

kimseyi memnun etmek için değil, Konya'ya faydalı olmak için yazacağım.

Kişiler gelip geçer.

Makamlar değişir.

Siyasi dönemler değişir.

Ama Konya kalır.

Ve bizim bütün hesabımız da bu şehirle olmalıdır.

Konya'yı günü kurtaran değil, geleceği kuran bir anlayışla konuşmalıyız.

Çünkü bu şehir;

Selçuklu'nun başkenti olmuşsa,

bugünün Türkiye'sinin de geleceğin üretim, tarım, teknoloji ve kültür merkezlerinden biri olabilecek potansiyele sahiptir.

Yeter ki büyük düşünelim.

Yeter ki birbirimizi dinleyelim.

Yeter ki Konya'nın meselelerini siyasi hesapların üzerinde tutalım.

Ve yeter ki şunu unutmayalım:

KONYA'YI SEVMEK, KONYA İÇİN SORUMLULUK ALMAKTIR.


ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü PORTAKAL

Şükrü PORTAKAL YAZAR