avatar

Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar YAZAR

OLMAYAN BİR IRK YARATMA PEŞİNDE OLANLARA

Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar

2026-08-24

Sevgili okurlarım! Ülkem, geleceği karanlık olan bir gelişmeye sürüklenmekte. Olmayan bir ırk için eşit yurttaşlık, barış ve kardeşlik istenmekte. Altı yüz vekilli TBMM’sinde 327 Kürt kökenli vekil varsa; eşitlik kimin için istenir?

                Şimdi gelelim işin tarihsel, sosyolojik ve etnolojik gelişimine.

                Kürtçe diye bir dil, Kürtçe bir alfabe yoktu son 50 yıla gelinceye kadar.

                İnternette epey araştırdım. Bulduğum değerleri önemi için sizlerle paylaşacağım:

                Milletler, dilleriyle de anılırlar. Milletlerin dillerinde bilmeceleri, masalları, deyimleri, tarihi kalıntıları olur. Müzelerde köşeleri, köşelerde tarihsel buluntuları olur. Bırakın Türk müzelerini. Rus, İngiliz- Alman, Çin, Hindistan, İran, Irak, Suriye, Mısır müzelerinde Kürtlere ait bir çapıt, para, sikke, yüzük, demir, çanak-, kılıç, başlık parçası var mı?

                Anadolu’da Karamanoğulları, Karesioğulları, Germiyanoğulları, Hamitoğulları, Saruhanoğulları, Menteşeoğulları, İnanoğulları, Aydınoğulları, Sahipataoğulları, Çobanoğulları, Pervaneoğulları, Tacettinoğulları, Ramazanoğulları, Dulkadiroğulları, Kadı Burhanettin Beyliği gibi onlarca beylik kurulmuşken; neden içlerinde bir tane de Kürt beyliği yok?

                Çünkü Kürtçülük ve Kürt oluşumu İngiliz-Rus ortak yapımıyla 1800’lü yıllarda suni olarak yaratılmış bir etnik oluşumdur. Yaşadıkları hiçbir coğrafyada dil birlikleri yoktur. Kulu’da öğretmen iken bu ayrıntıyı görmüştüm.

                Mevcut Kürtçe’de vatana Kürdistan denilmeyip Welat deniliyormuş. Kürdistan bölünmeyi, Welat birleştirmeyi çağrıştırıyormuş.

                Siz hiç en büyük Welatım Türkiye diyen bir Kürt siyasetçi, akademisyen gördünüz mü?

                Kürtçe bilmeyen ama kürtçülük yapan dönmelerin önce bunu öğrenmeleri gerekmez mi?

                Yıllar önce hatırlayabildiğim kadar, Kürt olduğunu söyleyen bir parlamentere, “İlkokuldan üniversiteye kadar Kürtçe eğitim yapan bir okulda çocuğunuzu okutur musunuz” diye sorulduğunda, “Dünyada konuşulan beş büyük dilden olan Türkçe bile yetmezken, kimsenin bilmediği, doğru dürüst kuralı ve kökeni olmayan Kürtçe ile ne yapar” dediğini söylemişlerdi.

                10 yıl öncesine kadar, Kürtçe bilmeyen Demlilere ve şakşakçılarına duyurulur.

                KÜRTÇE BİR DİL MİDİR?

                Kendini Kürt sananlarla, Kürtlere eşit yurttaşlık ve önderlik verme aşkıyla yanıp tutuşunlar okusun.

                Kürtçü geçinenlere ve bunların uydurmalarına inananlara yadsınamaz bir gerçeklikten bahsedeyim:

                Bırakın Türk müzelerini, Rus, İngiliz, Alman Çin, Moğolistan, İran müzelerini, dünyanın hiçbir müzesinde Kürtlere ait bir ok ucu, testi kırığı, kaftan, gömlek, para bulamazsınız.

                İşte Kürtçe denilen de budur.

                Kürtçe sanılan kelimelerin kökenine bakarsak: 3080 kelimesi % 36.75’i TÜRKÇE, 2000 Kelimesi % 23.87’si ARAPÇA, 2230 Kelimesi %31.03’ü FARSÇA, 220 Kelimesi %2.63’ü ERMENİCE, 108 Kelimesi % 1.29’u KELDANİCE, 60 Kelimesi %0.72’si ÇERKES dilleri, 20 Kelimesi %0.24’ü GÜRCÜCE, 300 Kelimesi %3.58’i nin kökeni-Menşei bilinmiyor.

                Dili bile toplama, homojen olan bir etnik unsurun, 300 yıldan eski (Anadolu’nun kapılarını biz Kürtler açtık diyor bazı tarih müsveddeleri ile kırıntı siyasetçileri) bir dönemde Kürtçe yazılmış bir kitapçık, taş, deri üzerinde Kürtçe yazan bir nesne, obje parçası var mı?

                Soru şu: Tarihi geçmişi olmayan bir topluluğun vatanı olur mu?

                Biz bu toprakları 1071’de kan ve can pahasına 1000 yıllık Doğu Roma İmparatorluğundan alnımızın teriyle aldık ve yurt yaptık. Biz burayı almadan önce, bu coğrafyada Rumlar, Ermeniler yaşamıştır. Siz neden Kürt kılığına girmektesiniz?

                Bundan 10 bin yıl önce atamız Hititler (ETİLER) vardı ki bulmacalarda bile çıkar. Unutmayın, unutturmayın Hakkari’nin dağ mağaralarında yaşayan Türk, Göbeklitepe’de buluntulara göre 12 bin yıl önce bu topraklarda yaşayan TÜRK ise, siz neredesiniz?

                Rus İmparatoru Deli Petro’nun, Türk Cihan Devleti’ni yıkmak için Rus bilim insanlarına Kürtçe dil yazdırtmış, bölgedeki toprak ağası Ermeniler, o tarihten itibaren Kürt kimliği yaratmaya başlamış. Günümüzde bile Sayın Yusuf Halaçoğlu’nun anlatımlarına göre binlerce Ermeni; Kürt kimliği taşımaktadır.

                Düşünmez misiniz, azıcık düşünün. Düşünmeyenlerin başına pislik yağar.

                Bugüne kadar, ekilmeye çalışılan Kürt-Türk düşmanlığına rağmen: ne bir Kürt-Türk evliliği ne de bir Türk-Kürt evliliği sonlandırılmamıştır. Biz zaten kardeş gibi yaşıyoruz. Ne zaman bozulmuş bu kardeşlik de kardeşliği kuracağız deniyor?

                Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halka, Türk halkı denir. Anayasa’mıza göre her birey eşittir.

                Önemli olan büyük resmin içinde huzurla yaşamak, kazanımları adilce bölüşmektir.600 vekilli TBMM’inde 327 Kürt kökenli vekil bulunuyorsa, Kürt sorunu nedir, eşit yurttaşlık adı altında istenen nedir?

                Geleceği okuyamayan kimi siyasi ve akademisyenlerin çabalarına, bölgede çıkarı olan dış güçlerin gayretlerine rağmen bu mayadan da yoğurt tutmayacaktır. Çünkü maya bozuk.

                Esen kalınız.                                       

                Bulduğum Kaynakça: Studies Caucasian Histori- 1953,

                Kürdisch-Russian-German Dictionary-St. Petesburg Academi: 1915 Ben, bu kaynakları şahsen görmedim. İnternette gezerken kimi alıntılarımın dip notu olarak gördüm.

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar

Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar YAZAR